Habersiz Haberler

HABERSİZ HABERLER

Her haberin değeri ve önceliği içeriği ile kaimdir. Kimi haberler tehlikeleri kimileri
kurtuluşu, kimileri müjdeyi ihtiva eder.

Geçici olan dünya hayatında her zaman fertlerin ve kişilerin önünde bir korku vardır.
Bu korku emellerine kavuşamamak sahip olduklarını kaybetmekle özetlenebilir. İnsanların
mahrumiyete düşmemesi, mağduriyete uğramaması için iddiasıyla iyi niyetli veya kötü niyetli
kişiler tarafından onlara doğru veya yanlış, eksik veya tam hep haber edenler olur ki dürüst
olanlar gayret göstererek art niyetli kişileri ifşa etmelidir.

Günahlar kişinin hem dünya hayatına hem de ebedi yurdu olan ahiret hayatına tesir
edecek men edilen söz ve işlerden meydana gelir. Recep, Şaban ve Ramazan-ı Şerif ayları
iman edenlerin hesaba çekilmeden önce kendilerini muhasebe etmeleri, tövbe ve istiğfarda
bulunmaları hudutsuz rahmeti ilahiden hissedar olmaları için en büyük fırsatlardır. Bu
aylardaki bereket deryalar gibidir ki insanlara bunlarla ilgili verilecek haberler adeta
manşetlerde ve bültenlerde ilk ve tek haber olacak hususiyettedir.

Mevlit, Regaip, Miraç, Beraat ve Kadir gecesi kandil-i Şerifleri belki uzunca seneler
boyunca gazete, dergi, TV ve Radyolarda sanki öylesine bir şeymiş gibi satır arasında bir not
gibi bahsedilmektedir.

Muhakkak ki her şey Cenabı Hakkın takdiriyle tezahür etmektedir. Müminler işlerine
başlarken tamamına ermek ve kolaylık bulmak için hep ondan yardım ve nusret isterler.

Bu kandil gecelerinin fazilet ve hikmetlerini anlatan birçok eser vardır. Günlerce haber
yapılsa yine de bunların bitirilmesi pek mümkün değildir. Mübarek gecelerde ve günlerde
medyanın gün boyu haber ve programlar tertiplemesi gerekir. O kadar muteber eserler
mevcuttur ki medya çalışanları kendileri bu eserleri okuyarak hiçbir uzman konuğa ihtiyaçları
kalmadan nice programları hazırlayıp sunabilirler.

Cenabı Hakkın Rahmeti Ramazan-ı şerifte öylesine büyük olmaktadır ki; bu ay evvelki
ümmetlere verilmemiş olan bin aydan daha hayırlı kadir gecesiyle taçlandırılmıştır. Böylesine
büyük mükâfat ve bahşişlerin ilahi dergâha yönelenlere tövbe edenlere dağıtılıyor olması
zayıflığımızın ve günahlarımızın ne denli çok olduğunun emaresi olarak görülmeli ve tabi ki
Cenabı Hakkın kullarına merhamet ve affının ne denli büyük olduğu da bilinmelidir.

Böylesi mübarek ve mukaddes gecelerin ve günlerin sadece adeta satır aralarına
sıkıştırılarak çok küçük bir zaman diliminde mevlit veya ilahi dinletmekle geçiştirmek Aşkın
Kıblesi biricik peygamberimizin Sancağını cihana nakşeden asil Osmanlının torunlarına hiç
yakışmayacaktır. Şanlı ecdadımız gibi bu geceleri ve günleri ibadetlerle ihya etmeli ihtiyarları
ve hastaları ziyaret etmeli çocukları sevindirmeli ve tabi ki fukarayı gözetmelidir.

Ülkemize söz konusu zaman dilimlerinde dışarıdan bakıldığı zaman her yer bilhassa
medya adeta Osmanlıdaki dergâhların ve camilerin kandilleri gibi görülmelidir.

Hiç kimseyi beklemeden bu hizmetlerde herkes ön safta yer almak için birbirleriyle
yarışıp hem mensupları hem de mensup olmayanlar bütün medyayı teşvik ve tebşir
etmelidir. 26.04.2017