Kitap İsmi
İSLAMIN KADINA VERMİŞ OLDUĞU DEĞER
Yazan: Üstad-I Azam Halli Müşkilat Seyyid Hikmet Tuzkaya
MUKADDİME
İzdraplarımızı dindiren, ihtiyaçlarımızı gideren ve bizi hep güzel vesilelerle imtihan eden alemlerin Rabbi ve Hakimi olan Hz Allah'a elhamd: Hüsn-ü Cemaline hayran olunan, huzur-u pakisine canlar sunulan, ahiret günü herkesçe şefaati umulan alemlerin Efendisi Hz Muhammed Mustafa'ya ehli beytine âl ve ashabına ve onlara tâbi olanlara salatü selam olsun.
Bu risale; kadının, İslam Dini sayesinde diri diri toprağa gömülmekten ve yakılmaktan, hayvanlar gibi miras kalmaktan ve ticaret metaı olarak satılmaktan kurtulup da ancak o zaman insanlık, izzet ve fazilet bulduğunu lakin İslam dışı felsefelerin asırlar öncesindeki batıl ve cani düşüncelerine sahip olanların hile ve tuzaklarına düşürülüp, bu zalimlerin hevalarının kurbanı ve kölesi haline getirildiğini Ayet-i Celile ve Hadis-i Şeriflerin nuru altında izah ve ispat edip okuyanların gönüllerine neşe ve huzur kaynağı olduğundan asrımızın bu en büyük ızdırabını dindirmeye sebep olacağı aşikar bir hakikattir.
Yaratan ve yaşatan Hz Allah'tan daha cömert, daha merhametli ve daha adaletli kim vardır? Doğrusu O'nun hukukunu ve hududunu beğenmemek, tanımamak ve O'na asi olmak mahlukattan sadır olan kötülüklerin en iğrencidir.
Zaten başımıza ne gelmiş ise farz-ı ayın olan nefis terbiyesinin mürebbisine ihlas ile teslim olup da nasihatlar gereğini yapmadığımızdandır. Bu iş bu iş ise mürebbiyesi olmadan olmaz. Zira Hadis-i Şerifte "Beni rabbim terbiye etti, edebimi de ne güzel eyledi" diye buyurulmaktadır. Hem herkesin ittifak ettiği bir hakikat ki hiç bir ilim ve beceri mürebbisi olmadan kazanılamıyor. Nefislerin terbiyesi ve kalplerin tasfiyesi için Rasulullah'ın vârisi olan bu mürebbi, Mürşid-i Kâmil ismiyle tanınır ve anılır. Kendisinde cem olan vasıflar ise şunlardır:
1. EHL-İ İCAZET:
Bizzat üstadı tarafından yazılmış olup da örneği konu ile ilgili kitaplarda bulunan icazetname vesikası olması.
2. EHL-İ SELASİL:
Ümmetin, kendilerinin sadıklarından olduğuna şahit olup iltifatlarına da mazhar olmuş Rasulullah'a kadar uzanan üstatlar halkasına bağlı olması.
3. EHL-İ KAL:
Her sözün Ayet-i Celile ve Hadis-i Şeriflere bağlı ve uygun olması.
4. EHL-İ HÂL:
İlahi nurun ve feyzin davranış, fiil ve hareketlerindeki kemâl-i edep ile zat-ı şahanelerinden zuhuru. Bilhassa cemalinin temaşasında kalblerde bulunan cümle maraz, endişe ve dünya emellerini çıkıp huzura kavuşmasına vasıta oluşu.
5. EHL-İ İNFAK:
İhtiyaç sahiplerine ayırt etmeksizin ikramda bulunması; öylesine ki bu ikram nehirler gibidir. Eğer onu tanımayanlar bu ikramları görseler israf ettiğine kanaat ederler.
6. EHL-İ İSTİKAMET:
Her iş, söz ve halinde sünnet-i seniyye üzere olmak; öyle ki ölüm dahi karşısına gelse O, bu istikametten bir zerre bile ayrılıp da sapmaz.
7. EHL-İ SAFA:
Allah'ın boyası ile boyanmış, sıdk makamına yükseltilmiş, her şeyden temizlenip nurlanmış manen hil'at giydirilip, karşılıksız, hiçbir dirhem ve dünyalık menfaat istemeden ve almadan insanları irşat için vazifelendirilmiş.
(Hidayet ve Tevfik Allah'tandır.)
Sanarsan İslam'ı noksan; bil ki terk-i cennet eylersin
Bak da ibretle cihana; günahtan dilin, elin çekersin
Bakarsan Evliya'ya hor; kalbe fisk-u fücur ekersin
Tut da mürşidin sözünü; imanın kemale ersin.
Kâtib
Medineli Muhammed
Yevm-ül Cuma
Hicri: 5 Safer 1417
Miladi: 21 Haziran 1996
Rumi: 1411